Skip to main content

DERİ

             DERİ

Vücudun en büyük organıdır ve kompleks bir yapıya sahiptir. Vücut ağırlığının % 14-17’sini oluşturur (Yağ dokusu hariç). Yenidoğanda 0.25 m2 erişkinde ise 1.7 m2’lik bir alana sahiptir. Her ne kadar homojen yapıya sahip görünse de farklı bölgelere göre yapı ve fizyolojisi çok farklılıklar gösterir. Kalınlığı 1.5-5 mm arasında değişir. İnce olduğu yerler göz kapağı, penis, labia minoralar ve kulaklardır. Kalın olduğu yerler ise, el ayası, ayak tabanı, sırt ve omuzlardır.

Epidermisin kalınlığı 60-120 m’dur. Dermis ise, bundan 5-10 misli daha kalındır  (300-1200 m). Ancak esas dayanıklılığı sağlayan epidermistir. Dermise korium veya cutis de denir.

Deri bizleri zararlı kimyasallara (selektif geçirgenlik), güneşin radyasyonuna (pigmentasyon), enfeksiyonlara (etkili immüm tarama) ve fiziksel dış etkilere (dermisin esneme ve dayanıklılığı) karşı korur.
Vücudun termoregülasyonundan sorumlu majör organ deridir, ısıyı hem koruyabilir, hem de dışarı verebilir. Bütün bu fonksiyonları gerçekleştirmek için çok gelişmiş bir sinir ağına sahiptir. Farklı fonksiyonlar için deri bazı bölgelerde varyasyonlar gösterir. Örneğin, avuç içi ve ayak tabanlarında ağırlığa dayanmak için kalındır, parmak uçları hassas işleri yapabilmek için çok duyarlıdır. Langer tarafından tanımlanmış olan deri çizgileri ise maksimum esnekliği ve dayanıklılığı sağlamak için kasların uzun eksenlerine dik olarak yönlendirilmiştir.

deri

Anatomi – Fizyoloji

Deri temel olarak üç tabakadan oluşur: Epidermis, bazal membran, dermis.

Epidermis: Çok az matriks ve bol hücreden oluşur. Keratinositler mekanik, melanositler radyasyon için ve Langerhans hücreleri ise immünolojik bariyer oluşturur.

A. Stratum germinatum (Bazal hücre tabakası): Poligonal hücrelerden oluşur. Melanositler de bu kattadır. Hücreler arasında geniş aralıklar vardır. Burada interstisyel sıvı dolaşır.

B. Stratum spinosum (Dikenli hücreler katı): Hücreleri birbirine bağlayan interselüler köprüler mevcuttur. Bunlar desmozomlardan oluşur. Hücreler yine poligonaldır.

C. Stratum granülozum: Sülfür içeren keratohyalin dolu bazik boyanan granülleri olan hücrelerden oluşur.

D. Stratum lucidum: Eleidin pigmenti kapsayan hücrelerden oluşur. Bu hücreler aynı zamanda sülfür de içerirler. Histolojik boyalarda açık renkte boyanır.

E. Stratum korneum: Keratin içeren hücrelerden oluşur. Gittikçe nükleus dejenere olur ve stratum korneum tabakasında hücre çekirdeği görülmez.

Epidermisteki temel hücre keratinosittir. Bazal tabakadan keratinle dolu en üst tabakaya ortalama ulaşma ve atılma süreleri 40-56 gündür.

Melanositler nöral krest kökenlidir ve deriye nöral krestten göç ederler. Bazal tabakaya dağılmış olarak bulunurlar. Ortalama her 35 keratinosit için 1 melanosit bulunur ve dendritik uzantılarla keratinositlere yapışırlar. Tirozin ve sisteinden melanin pigmentini üretir ve melanozomlarda depolarlar. Melanozomlar, dendritik uzantılarla keratinositlere aktarılır. Cilt rengi farklı insanlar arasında melanosit dansitesi sabittir. Cilt rengini belirleyen, melanin üretimi, keratinositlere transferi ve melanozom degradasyonudur. Bu etkenler genetik kontrol, UV radyasyon, östrojen, ACTH veya MSH gibi hormonların kontrolü altındadır.

Langerhans hücreleri kemik iliğinden gelir ve derinin makrofajları olarak işlev üstlenirler. Sınıf II MHC antijenlerini üzerlerinde taşırlar, viral enfeksiyonlar ve neoplazmlara karşı immünolojik tarama görevleri vardır, allograft rejeksiyonu yapabilirler.

Dermis: Genelde hücredışı matriksten oluşur, sinir, damar ve deri eklerine destek sağlar. Dermis derinin deformatif kuvvetlere direnmesini ve esnekliğini sağlar. Kuru ağırlığının %70’i kollajendir ve dayanıklılığını sağlar. Temelde erişkinde Tip I kollajen hakimdir. Elastik fibriller derinin esneme ve orijinal haline geri dönme fonksiyonlarını belirler. Ara madde ise glikozaminoglikan komplekslerinden oluşur (hyalüronik asid, heparin sülfat, dermatan sülfat, kondroitin-6-sülfat). Hacimlerinin 1000 katı kadar su tutabilirler ve dermisin hacminin büyük kısmını oluştururlar. Dermis içine dağılmış olan fibroblastlar protein matriksin idamesinden sorumludurlar. Dermis 2 tabakadan oluşur:

Papiller tabaka: Epidermisin beslenmesini sağlamak için onun içine sokulmuştur. Elastik lifler ve bol kapiller ihtiva eder.

Retiküler tabaka: Sağlamlığı sağlar.

Bazal membran ise epidermis ve dermisi birbirine yapıştıran özel bir protein arayüzdür. Mekanik travma (yanık) veya genetik defektler (epidermolizis bulloza) epidermisin dermisten ayrılmasına yol açar.

 

Dermiste bulunan komplike bir damar ağı vücut sıcaklığını düzenler. 2 horizontal pleksus vardır: Dermal-subkütan bileşkede ve papiller dermiste. Bunlar vertikal damarlarla birbirine bağlanır. Glomus cisimcikleri AV şant yapısındadırlar ve cilde kan akımını yönlendirirler, kan akımına göre ısı atılımı belirlenir.

Termoregülasyon, ter bezleri, kıl erektör kasları ve vasküler kontrol noktalarına sinaps yapan otonom liflerle sağlanır. Duyu sinirleri ise dermatomal olarak korpüsküler reseptörlere bağlıdır:

Krause’in sonlanma kapsülü (soğuk hissi)

Ruffininin sonlanması (sıcak hissi)

Meisner ve Merkel kapsülleri (taktil duyu-cisimleri tanıma)

Pacinian korpuskülleri (basınç hissi)

Myelinsiz son sinir uçları (ağrı hissi)

Derinin 3 temel eki vardır:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir