Skip to main content

CERRAHİDE TEMEL PRENSİPLER

TARİHÇE VE CERRAHİDE ÖNEMLİ ADIMLAR

Şerafettin Sabuncuoğlu  İlk Türkçe ciddi cerrahi kitap: 1465  Cerrahiye-i İlhaniye

Cemil Topuzlu Paşa    1886 – 1951

Rudolf Nissen  1933 – 1939  İstanbul Üniversitesi

ANESTEZİ

1846    William Morton ve Henry J. Bigelow                       İlk kez eter ile genel anestezi

ASEPSİ – ANTİSEPSİ

1847    Philipp Semmelweis               Servis ve ameliyathanede el yıkama

1865    Joseph Lister (Lord)               Mikrop kavramı, aletler ve hastanın temizlenmesi

1881    Robert Koch ve Loeffler       Ilk buharlı sterilizatörler

1890    William Halsted                     Ilk cerrahi lastik eldiven

1897    Johann Miculicz                     Ilk ağız maskesi kullanımı

 

EKİPMAN

1550’ler          Ambroise Pare                        Primitif cerrahi klemp

1888                William Halsted ve Harvey Cushing             Klemplerin modernizasyonu

1913                William Halsted         Sütür materyali olarak ipek kullanımı

EĞİTİM

1850 ler           Rudolf Konrad von Langenbeck       Alman ekolü

1870 ler           Theodore Billroth

1890 lar           William Halsted                                 Amerikan ekolü

TRANSPLANTASYON

1902                Alexis Carrell             Vasküler anastomoz teknikleri

1954                Joseph Murray            Insanda  ilk başarılı böbrek nakli

1963                Thomas Starzl             Insanda  ilk başarılı karaciğer nakli

1909    Theodore Kocher       Nobel ödülü, tiroid ceraahisi

1912    Alexis Carrell             Nobel ödülü, modern vasküler cerrahi tekniği
YARA İYİLEŞMESİ

 

Yara iyileşmesi, doku zedelenmesi sonrası oluşan defektin veya bozulan bütünlüğün doldurularak onarılmasını sağlayan ve çeşitli aşamalardan oluşan komplike bir yapılanma sürecidir (Ör. Inflamasyon, granülasyon, epitelizasyon, fibroplazi, kontraksiyon).

İnflamasyon Fazı: Doku yaralanmasını takiben hücre içerikleri ve debris yara içine salınır. Bu şekilde başlayan pıhtılaşma süreci, fibrin birikimi ve yara içinde pıhtı oluşması ile sonuçlanır. Bu, beyaz kürelerin tüm iltihabi atıkları temizlemesi tamamlanana kadar inflamasyon fazının sürmesini sağlar. Temiz yaralarda bu faz yaklaşık bir haftadır.

  • Yaranın ilk döneminde taze yaranın beyazlaşmasına yol açan vazokonstrüksiyon ve takiben yaradaki eriteme yol açan vazodilatasyon hakimdir.
  • Artmış kapiller permeabilite: Eritrositler, beyaz küre ve trombositler yaraya geçer. Yaralanmış dokudaki kemoattraktanlar yaraya beyaz küre göçünü arttırır.
  • Hücre göçü ve yaraya sıvı birikmesi karakteristik “yara ödemi” ni oluşturur.

 

Migratuvar Faz: Inflamasyon azaldıkça makrofajlar polimorfonükleer lökositlerin yerini alırlar.

  • Makrofajlar yaradan bakteri ve debrisi temizler, yara iyileşmesi için gerekli büyüme faktörlerini salgılar (TGF, PDGF, EGF, TNF, IFN vs).
  • Fibroblastlar yara iyileşmesini başlatmak için yaraya göç ederler.
  • Yarada damar yoktur ve hipoksiktir. Hipoksi ve yara büyüme faktörleri yaranın içine doğru mevcut damarlardan damar büyümesini uyarır ve başlatır.
  • Yara kenarlarındaki epitel yaranın üzerine doğru ilerler. Bu epitel gerçek deri özelliklerini taşımaz, sağlam deriden daha incedir.

 

Proliferatif Faz: Inflamasyon aşaması geriler ve yaraya göçeden fibroblastlar kollajen sentezlemeye başlar. Yara gerilme kuvveti artmaya başlar. Myofibroblastlar yarada kontraksiyonu başlatır. Endotel hücreleri de çoğalır. Kollajen üretimi yaklaşık 3 hafta sürer ve gittikçe normale döner.

Olgunlaşma (Matürasyon) ve Yeniden Şekillenme (Remodelling): Yaralanmadan yaklaşık 3 hafta sonra temelde yara iyileşmesi ve nedbe dokusu oluşmuştur. Yara, şekillenmesini yıllarca sürdürür. Gelişigüzel dağılmış olan kollajen stres hatları boyunca tekrar düzenlenir. Yara dokusu orjinal doku kuvvetinin yaklaşık % 90’ına ortalama 6 hafta sonra veya daha geç ulaşır.

olgunlaşma

Yara tipleri

  • Temiz Yaralar: Dezenfektanla uygun şekilde hazırlanmış deriye yapılan                    insizyonlar olup GIS, GÜS veya solunum yollarına kesinlikle girilmez. Beklenen             enfeksiyon oranı en fazla % 2.
  • Temiz Kontamine Yaralar: Dezenfektanla uygun şekilde hazırlanmış deriye                   yapılan insizyonlar olup GIS, GÜS veya solunum yollarının kontrollü şekilde                   kontaminasyon minimum olacak şekilde açıldığı durumlardır. Beklenen enfeksiyon               oranı en fazla % 3-5.
  • Kontamine Yaralar: Yaranın majör kontaminasyonu söz konusudur. Bütün               travmatik yaralar bu gruba girer. Beklenen enfeksiyon oranı en fazla % 5-10.
  • Enfekte Yaralar: Deride yara oluşmadan önce yerleşik enfeksiyon vardır.                                  Beklenen enfeksiyon oranı % 50 veya daha yüksektir.

Yara İyileşmesi Tipler 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir