Skip to main content

Bakteriyoloji

Diğer beta laktam antibiyotiklerle aralarısda çapraz direnç gözlenmez.

Tüm vücut sıvı ve dokularına iyi dağılır, inflamasyon varsa BOS’a da geçer. Ancak, nörotoksik etkisi nedeniyle santral sinir sistemi enfeksiyonlarında kullanımı önerilmez.

       Meropenem kimyasal yapısı ve antibakteriyel etkinliği imipeneme benzeyen diğer karbapenem antibiyotiktir. İmipenemden farklı olarak dehidropeptidaz-I enziminden etkilenmez, bu nedenle silastatin ile kombine edilmesine gerek yoktur. Nörotoksik etkisi yoktur.

 

Beta laktam antibiyotiklere direnç

Gram pozitiflerde iki, negatiflerde üç mekanizma ile ortaya çıkabilir.

 

1.Antibiyotiğin hücre içine girişinin engellenmesi.

         Gram negatif bakterilere antibiyotiğin girişi dış membranda bulunan porin kanalları yoluyla gerçekleşir.

Porin proteinlerindeki mutasyonlarla bu giriş engellenebilir ve antibiyotik PBP’lere ulaşamaz. Bu tip dirence örnek, P. aeruginosa’daki imipenem direncidir.

 

2.Antibiyotiğin hedefi olan yapılardaki değişiklikler.

PBP’lerde ortaya çıkan değişiklikler sonucu antibiyotik hedef dokuya bağlanamaz ve etkisini gösteremez.

S. pneumoniae’deki penisilin ve S. aureus’ taki metisilin dirençleri bu mekanizmaya örneklerdir.

 

3. Antibiyotiğin enzimatik olarak inaktivasyonu.

Beta laktam antibiyotiklere karşı doğal ve kazanılmış dirençte en sık görülen mekanizma beta laktamaz üretimidir.

       Gram pozitif bakteriler beta laktamazlarını bol miktarda üretirler ve dış ortama salgılarlar. Bunların enzimleri genellikle indüklenebilir niteliktedir, yani ortamda antibiyotik varsa enzim sentezlenir.

       Gram negatif bakteriler ise daha az miktarda, ancak çok sayıda beta laktamaz türü üretirler ve periplazmik aralığa salgılarlar.

 

 

 

2-GLİKOPEPTİDLER

Glikopeptidler, sadece gram pozitif bakterilere etkili olan, aerop ve anaerop gram negatif bakterilere etki göstermeyen antibiyotiklerdir. Grubun ilk temsilcisi vankomisindir. Daha sonra yeni bir glikopeptid olan teikoplanin klinik kullanıma sunulmuştur.

Glikopeptidler bakteri hücre duvarı sentezini önleyerek etki gösterirler. Bu etki peptidoglikan tabakanın amino acil D-alanil-D-alanin ucuna bağlanarak zincirin uzamasının durdurulması ile oluşur.

Glikopeptidler büyük molekül yapısına sahiptirler, bu nedenle lipid dış membrandan penetre olamadıkları için gram negatif bakterilere etkisizdirler.

Glikopeptidler gastrointestinal sistemden emilmezler ve bu nedenle parenteral yolla kullanılırlar.

Glikopeptidlerin en önemli kullanım alanları metisiline dirençli stafılokokların etken olduğu endokardit, sepsis ve osteomiyelit gibi ciddi enfeksiyonlardır.

        Ortopedik ve kardiyak implant cerrahisi stafılokok enfeksiyonlarının sık görüldüğü girişimler olması nedeniyle, bu hastalarda gelişen enfeksiyonların standart ampirik tedavi protokollerinde glikopeptidler yer alır.

C. difficile ile oluşan pseudo-membranöz enterokolitin tedavisi amacıyla oral yoldan vankomisin kullanılır.

 

Glikopeptilerin ilk seçenek olduğu enfeksiyonlar

Metisiline dirençli stafilokoklar

Enterokoklar (ampisilin ve/veya aminoglikozitlere dirençli)

Pnömokoklar (penisiline dirençli)

 

Glikopeptid antibiyotiklerin yan etkileri.

Vankomisin uygun dozda ve şekilde kullanıldığında güvenli bir antibiyotik olarak kabul edilebilir.

Vankomisin infüzyonu sırasında, özellikle hızlı uygulandığında doza ve veriliş hızına bağlı olarak yüz, boyun ve gövdenin üst tarafından başlayan deride kızarma şeklinde ortaya çıkan kırmızı boyun (red neck) sendromu görülebilir.  IV hızlı verildiğinde kardiyak arrest gelişir.

Deri bulguları yanında üşüme, titreme, ateş ortaya çıkabilir. Yüksek doz ve uzun süreli kullanımda, nefrotoksisite ve özellikle yaşlılarda ototoksisite görülebilir.

 

Glikopeptid drirenci

Günümüzde glikopeptid antibiyotiklere direncin önemli olduğu iki bakteri grubu enterokoklar ve stafilokoklardır.

Direnç gen mutasyonu(Enterokok Van A geni) sonucu hücre duvar yapısının değişmesi ve vankomisinin bağlanamaması ile oluşur.

 

 

 

 

 

 

 

PROTEİN SENTEZİ İNHİBİTÖRLERİ

Tetrasiklinler (30S):

Tetrasiklin

Doksisiklin

Minosiklin

Demeklosiklin

Aminoglikozidler (30S):

Gentamisin

Streptomisin

Amikasin

Neomisin

Netilmisin

Tobramisin

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir