Solunum ve Kalp Dolasım

TORAKS BOŞLUĞU (CAVITAS THORACIS)

Apertura thoracis superior denilen üst açıklığının sınırını; önde manubrium sterni’nin üst kenarı, yanlarda 1. kaburgalar ve arkada 1. torakal vertebra yapar.

MANUBRIUM STERNI’NİN ARKASINDA (T3 – T4 KARŞISI) YER ALAN DAMARLAR

Arcus aorta, truncus brachiocephalicus ile a. carotis communis sinistra’nın başlangıçları, v. cava superior, v. brachiocephalica dextra ile sinistra’nın terminal kısımları.

Apertura thoracis inferior’un sınırlarını ise; önde processus xiphoideus, ön – yanlarda arcus costalis, arka – yanlarda 11. ve 12. kaburgalar ve arkada da 12. torakal vertebra yapar.

Toraks boşluğunu içten örten fasiyaya fascia endothoracica adı verilir. Bu fasiya karın ön duvarını içten örten fascia transversalis’in karşılığıdır.

Toraks boşluğunu kuşatan kaburgalar arasında 11 çift interkostal aralık vardır.

BİR İNTERKOSTAL BOŞLUKTA BULUNAN YAPILAR

– A. intercostalis posterior (1 tane) ve v. intercostalis posterior (1 tane)

– A. intercostalis anterior (2 tane) ve v. intercostalis anterior (2 tane)

– N. intercostalis (1 tane) bulunur.

İnterkostal sinir ve damarlar, kaburgaların alt kenarlarında bulunan sulcus costae isimli olukta yukarıdan aşağı doğru v.a.n. intercostalis şeklinde dizilim gösterir. 12. kaburganın altında bu yapılar v.a.n. subcostalis adı ile bilinir.

Torasentez (yada parasentez) amacıyla interkostal boşluğa girilirken, intercostal sinir ve damarları korumak amacıyla iğne kaburgaların üst kenarından sokulur.

A. intercostalis posterior; 11 çifttir. İlk iki çifti, a. subclavia’dan ayrılan truncus costocervicalis’in dalı olan a. intercostalis suprema’dan gelir. Sonraki dokuz çift, aorta thoracica’nın dallarıdır.

Sinir Sistemi

 

GİRİŞ

Sinir sistemini oluşturan tüm yapılar, menşeyini ektoderm’den alır. Embriyonel hayatın üçüncü haftasının başında chorda dorsalis’in dorsal tarafındaki ektoderm kalınlaşarak lamina neuralis denilen nöral plağı oluşturur. Bu plağın kenarları kalınlaşarak crista neuralis’i meydana getirir.

Crista neuralis’ler arasında kalan oluğa sulcus neuralis adı verilir. 4. haftanın başlarında (22-24. günde) iki taraf crista neuralis birleşir ve bir tüp şeklini alır. Tubus neuralis denilen bu yapıdan sinir sisteminin bölümleri gelişir.

Tubus neuralis’in pars cranialis denilen ön (üst) kısmında üç şişlik bulunur. Primer beyin kesecikleri denilen bu şişlikler, önden – arkaya doğru; Prosencephalon, MesencephalonveRhombencephalon olarak isimlendirilir. Bu üç yapı birlikteEncephalon adı ile bilinir. Tubus neuralis’in pars spinalis denilen arka (alt) kısmından Medulla spinalis gelişir.

Tubus neuralis’in lümeni; beyin ventriküllerini, mesencephalon içindeki aqueductus cerebri’yi ve medulla spinalis içindeki canalis centralis’i oluşturur.

?Prosencephalon (ön beyin); diencephalon + telencephalon (cerebrum)

Diencephalon; thalamus, hypothalamus, epithalamus ve subthalamus denilen bölümlerden oluşur.

Telencephalon’u, iki tane hemispherium cerebri (beyin yarımküresi) yapar. Bir hemispherium cerebri; cortex cerebri, substantia alba (beyaz cevher), pars basalis telencephali (bazal ön beyin) ve nuclei basales’i (bazal çekirdekler) içerir.

?Mesencephalon (orta beyin); pons ile diencephalon arasında kalan bölümdür.

 

? Rhombencephalon (arkabeyin);myelencephalon (medulla oblongata = bulbus) ve metencephalon (pons ve cerebellum)’dan oluşur.

Bulbus + Pons + Mesencephalon = Truncus encephalicus (beyin sapı)  olarak bilinir.

Yetişkinlerde beyin sapı; beyin ağırlığının % 4.4’ünü yapar. Telencephalon,  % 85.1’ini, cerebellum’da, % 10.5’ini yapar.

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ

Kemikler

Anatomik düzlemler

Bütün anatomik tarifler anatomik pozisyondaki bir insanın vücudundan geçen üç tane hayali düzleme göre yapılır.

1.  Planum medianum (midsagittal düzlem); vücudun tam ortasından önden – arkaya geçerek, vücudu sağ ve sol iki eşit yarıma ayıran vertikal düzlemdir. Buna paralel olan düzlemler paramedian yada sagittal düzlemler olarak bilinir.

2.  Planum coronale; median düzleme dik olan vertikal düzlemlerdir. Vücudu ön ve arka olarak ayırırlar. Frontal kemiğe (yada sutura coronalis’e) paralel oldukları için planum frontale adı ile de bilinirler.

3.  Planum horizontale (transversale); önceki düzlemlere dik olan bu düzlemler, vücudu üst ve alt olarak ayırırlar.

El başparmağının hareketleri

  • Flexion; başparmağın diğer parmakların eksenine dik olacak şekilde, palmar yüz üzerine bükülme hareketidir.
  • Extension; başparmağın, palmar yüzden dışa doğru uzaklaşma hareketidir.
  • Abduction; başparmağın anteroposterior yönde palmar yüzden uzaklaşmasıdır.
  • Adduction; başparmağın anteroposterior yönde palmar yüze doğru yaptığı (işaret parmağının yanına getirildiği) harekettir.
  • Opposition; başparmak pulpasının diğer parmak pulpalarına dokunma hareketidir. Bu hareket sırasında başparmak sırasıyla; ekstensiyon, abduksiyon, fleksiyon, iç rotasyon ve adduksiyon yapar. Hareketin tersi Reposition olarak bilinir.

Ayağın hareketleri

  • Extension (dorsal flexion); ayağın bacağa doğru olan bükülme hareketidir.

Flexion (plantar flexion); ayağın yere doğru olan bükülme hareketidir

  • Evertion (pronation + abduction); ayak tabanının dışa baktığı harekettir.

     Invertion (supination + adduction); ayak tabanının içe baktığı harekettir.

KEMİKLER (OSSEA)

Organik ve inorganik maddelerden oluşur. Organik komponentinin % 95’ni, mukopolisakkarit yapısındaki kollajen lifler yapar. Bu madde, kemiklere esneklik ve dayanıklılık verir. Inorganik komponentini ise tuzlar oluşturur. En önemlileri Ca, P ve Mg tuzlarıdır. Tuzlar kemiğe sertlik verir. Bir kemik yansa bile şeklini muhafaza eder, ancak fibröz dokusu harab olduğundan elastikiyetini kaybeder, kolayca kırılır ve parçalanır. Kalsiyumu olmayan (dekalsifike) kemik ise, sertliğini kaybeder ve kolayca bükülebilir.

Kaslar

                               KASLAR

Vücudun en büyük organı olan deri  epidermis ve dermis olarak iki tabakadan oluşur. Ter ve yağ bezleri, vücudun her yerinde bulunur. Yağ bezleri; el ayası ve ayak tabanında, ter bezleri de glans penis, dudak kenarları, tırnak yatakları, kulak zarı ve labium minus’ların en iç kısımlarında bulunmaz.

             Fascia superficialis (hypodermis, fascia subcutanea, tela subcutanea): Dermis’in altında bulunan fibröz bağ dokusudur. İki yapraklıdır. Yapraklar arasında kan damarları, deri sinirleri, meme bezi, lenf damarları ve mimik kaslar bulunur.

             Fascia superficialis; derinin serbest olarak hareket etmesini sağlar, vücudu mekanik etkilerden korur, ısı kaybını önler, su ve yağı depo eder.

             Fascia profunda; fascia superficialis’in altındaki fibröz yapraktır. Kasları örter. Yüz bölgesi hariç, tüm vücutta bulunur ve bulunduğu bölgenin ismini alır.

             Fascia profunda kasları sarar, birarada tutar, orijin yeri oluşturur ve serbestçe hareket etmelerini sağlar. Kaslar arasına septum intermusculare denilen bölmeler verir.

KASLAR

Kasın yapısal üniti olan kas lifi (kas hücresi), dıştan sarkolemma denilen bir zar ile sarılmıştır. Sitoplazmasına sarkoplazma adı verilir.

Kasların % 70 – 75’i sudan oluşur. Kontraksiyonları için gerekli enerjiyi; ATP, fosfokreatin ve glikojen’den sağlar.

Yetişkin bir insanda 600’ün üzerinde iskelet kası vardır ve vücut ağırlığının yaklaşık % 40’nı oluşturur. % 5 – 10’nunu düz kaslar ve kalp kası yapar.

GIS-GÜS

                              METABOLİZMA – ÜROGENİTAL SİSTEM

AĞIZ BOŞLUĞU

İki bölümde incelenir. 1. Vestibulum oris, 2. Cavitas oris propria

                    Ductus parotideus vestibulum oris’e açılır.

Cavitas oris propria’ya ductus submandibularis, ductus sublingualis major ve ductus sublinguales minores’lerin kanalları açılır. Arkada isthmus faucium isimli geçit ile oropharynx’e irtibatlanır. Bu geçit, iki taraf arcus palatoglossus arasındadır.

Vestibulum oris ile cavitas oris propria, son molar dişlerin arkasında irtibatlanır.

DUDAKLAR 

Dudakların arterleri; a. facialis’in labial dallarıdır. Venleri, v. facialis’e açılır. V. labialis superior’daki kan, v. angularis – v. supraorbitalis ve oftalmik venler aracılığı ile sinus cavernosus’a geçebilir.

Üst dudağın duyusunu n. infraorbitalis (n. maxillaris’in dalı), alt dudağın duyusunu ise, n. mentalis (n. mandibularis’in dalı) taşır.

Dudakların lenfi, submandibuler lenf düğümlerine gider.

YANAKLAR

Yanak kası, m. buccinator’dur. Parotis bezinin kanalı (ductus parotideus) m. masseter’in üzerinden geçip, m. buccinator’u delerek üst 2. molar diş seviyesinde vestibulum oris’e açılır.

DAMAK

                     Sert damak (palatum durum); 3/4 ön kısmını maxilla, 1/4 arka kısmını da palatin kemik oluşturur.

                     Yumuşak damak (palatum molle); kaslardan yapılmıştır. Serbest arka kenarının ortasından aşağıya doğru olan uzantıya uvula palatina (küçük dil) adı verilir.

Uvula’dan dile doğru ve farinks’e doğru uzanan kemer şeklinde iki oluşum vardır. Öndekine arcus palatoglossus, arkadakine arcus palatopharyngeus denir.

İki arkusun arasında kalan çukurda tonsilla palatina oturur. Arcus’lar içinde aynı isimli kaslar bulunur.

Eklemler

                                                              EKLEMLER

GENEL BİLGİLER

İki kemik arasında kurulu eklemlere articulatio simplex, ikiden fazla kemik arasında kurulu eklemlere de articulatio composita adı verilir.

Eklemler 3 grupta toplanır.

I. Articulationes fibrosae (synarthroses); hareketsiz eklemler

II. Articulationes cartilagineae (amphiarthroses); az hareketli eklemler

III. Articulationes synoviales (diarthroses); hareketli eklemler

I – ARTICULATIONES FIBROSAE (HAREKETSİZ EKLEMLER):Eklem yüzleri birbirlerine tam olarak uyar. Eklem kapsülü ve eklem boşluğu yoktur. 3 tipi vardır.

                    Sutura: Kafa kemikleri arasında bulunan eklemlerdir. Değişik şekilleri vardır.

a. Sutura serrata: İki parietal kemik arasındaki eklem. Örn. sutura sagittalis.

b. Sutura  squamosa: Temporal kemiğin skuamoz parçası ile parietal kemik arasındaki eklem,

c. Sutura plana: Sert damağı oluşturan maksilla ve palatin kemikler arasındaki eklem,

d. Sutura denticulata: Sutura serrata’ya benzer. Ancak ondan daha sıkıdır Örn. sutura lambdoidea.

e. Sutura limbosa: Sutura denticulata + sutura squamosa. Frontal ve parietal kemikler arasındaki eklem Örn. sutura coronalis.

f. Schindylesis: Sfenoid kemiğin rostrum sphenoidale’si ile vomer arasındaki eklem.

Syndesmosis: Kemik yüzlerini birbirine ligamentler bağlar. Articulatio tibiofibularis distalis en iyi örneğidir.

Gomphosis: Diş kökleri ile çene kemikleri arasındaki eklem Örn.  Syndesmosis dentoalveolaris. Vücuttaki tek örneğidir.

II – ARTICULATIONES CARTILAGINEAE (AZ HAREKETLİ EKLEMLER): İki tipi vardır.

                    Synchondrosis (primer kartilaginöz eklem): Eklem yüzleri arasında hiyalin kıkırdak bulunur. İleri dönemde kemikleştiği için geçici bir eklem şeklidir. Bu yüzden bazı yazarlar tarafından hareketsiz eklemler grubunda incelenir.

Bazen kemikleşmez ve kalıcı olur. 1. kaburganın sternum’la yaptığı eklem (synchondrosis sternocostalis1).