Skip to main content

Meme Hastalıkları ve Kadın Hastalıkları

Meme subcutan, yüzeyel pektoral bölge yerleşimli glanduler bir organdır. Esasen modifiye bir ter bezidir. Meme bezindeki yapılar değişik miktardaki yağ dokusu ile çevrelenmiştir. Yağ dokusu memenin büyüklüğünü ve şeklini belirler.   meme Meme Başı Nipple süt kanlarlının açılma deliklerini içerir.4. interkostal seviyede bulunur. Sirkuler düz kas lifleri içermektedir. Buradaki düz kaslar sütün bebeğin emmesi sırsında çıkmasını sağlar (Let down) Nipple etrafında değişik miktarda yağ bezi bulunur. Cooper Ligamanı Meme derisinden başlar. Memeyi derin derin pektoral fasyaya asar. Arteriel Beslenme Meme internal mammarian arterin dallarından beslenir. (A.torasika interna) .Ayrıca interkostal arterlerden ve aksiler arter dallarından da beslenir. Venöz Drenaj Primer olarak axiller vene drene olur. MEME LEZYONLARI VE CERRAHİ Tanım

%40 Fibrokistik hastalık (en sık)

%13 Benign lezyonlar

%10 Kanser

%7 Fibroadenom

%30 Belirgin bir teşhisi olmayan kitleler

FİBROKİSTİK DEĞİŞİKLİK Aslında buna bir hastalık demek yerine siklik hormonal stimülasyona meme dokusunun verdiği cevap demek daha doğrudur. Patolojik olarak makro veya mikrokistler, fibrozis, adenozis ve lenfositik infiltrasyon görülmektedir. Klinik Mens dönemlerinde ağrı Tanı USG ile kistin görülmesi Tedavi Genellikle tedavi gerektirmez. Sadece makrokist varsa aspire edilebilir (saman sarısı sıvı)  meme 1   meme 2 DUKTAL EKTAZI Areolada 1 cm’lik alanda gelişen, epitel atrofisi, duktus yapısı büyümesi ve fibrozisle seyreden, %4 oranda biopside atipik hiperplazi vardır Klinik akıntı şikayeti Tedavi subareolar duktal eksizyondur.

YAĞ NEKROZU

Travma öyküsü vardır ve genelde santral yerleşirler.

Radyoterapiyi takibende gelişebilir

Meme derisinde çekilme yapabilir ve malignite ile karşılaşabilir

Malignite göstermez.

Malignensilerle karışan en sık benign hadisedir.

 yağ

FIBROADENOM

Memenin en sık görülen benign tümörüdür.

Genç kadın tümörüdür.

Hormona bağımlı olarak 25 yaşında pik yapar.

Dev formuna sistosarkoma filloides denilir.

  Klinik                    Belirgin mobil, lastik kıvamında kitledir. Tanı                   Ekzisyonel olarak çıkarılması hem tedavi hemde tanı aracıdır.   fibredenom fibredenom.1 Tedavi                    Lokal ekzisyondur. Ekzisyon yetersiz yapılırsa lokal nüks olasılığı yüksektir.   SİSTİSARKOMA FİLLOİDES

Fibroadenomun bir türü olarak kabul edilir % 10 maligndir.

Genellikle benign bir tümördür. Çok nadiren malign “sistosarkomafilloides” de olabilir.

                   Hızlı büyür, tek taraflıdır. Klinikte sert mobil, lobüllü bir kitle olarak ele gelir. Büyüklüğü genellikle 3-4 cm.nin üzerindedir.

Tedavide sağlam meme dokusu sınırlarını da içine alacak şekilde kitle total eksize edilmelidir.    Vakaların yarısında lokal rekürrens gelişir. Benign olgularda % 10-30.

Büyük tümörlerde basit mastektomi yapmak gerekebilir. Aksiller diseksiyona gerek yoktur.

İNTRADUKTAL PAPILLOM

Klinik Akıntı şikayeti ile gelir.                    Meme başı kanlı akıntısının en sık nedenidir. Terminal duktusların birinde papillom oluşup orayı tıkar ve akıntı oluşur.   Tedavi:

Kanlı meme başı akıntısında areola elle bası yapılıp muayine edilir.

Subareolar eksizyon yapılır.

      Subareolar

MONDOR HASTALIĞI

Torakoepigastrik adlı yüzeyel venin tromboflebitdir.

Semptomatolojide ağrı olur.

Tedavi

NSAI

MEMENİN ATİPİSİZ PROLİFERATİF LEZYONLARI

Bu lezyonlar meme epitel veya stromanın hücresel malignansi olmaksızın çoğalmasıdır.

Normal memede bazal membranı döşeyen tek kat lümen hücresi ve buna eşlik eden miyoepitel hücre bulunmaktadır.

 

Tipleri

Epitelyal hiperplazide 2 kat,

Florid hiperplazide 4 hücre tabakası bulunur. Prolifere epitelyum duktal lümen içini doldurur.

Sklerozan adenozis

Kompleks sklerozan adenozis

   Subareolar 1                          Sklerozan adenoziste etkilenen asinuslar normallerinden daha büyüktür. Normal asinus yapısı değişmiş ve miyoepitel hücresi baskın hale gelmiştir. Genellikle fibrokistik değişiklikle beraberlik gösterir. Fibromatoz stroma artışı ile karakterizedir. Lezyon palpabl, irregüler kitle şeklinde kendini gösterir. Frozen kesitlerde kanser ile karışan sklerotik değişikler vardır. Mamografi, mikro-makro görünüm infiltran duktal Ca ile karışabilir.                          Kompleks sklerozan adenozis (Radyal Skar),Santral fibrozisin eşlik ettiği duktuluslardaki epitel proliferasyondur.   Subareolar 2

Histolojik inceleme sonuçlarına göre invazif meme kanseri riskleri

Riski arttırmayan lezyonlar

Apokrin değişiklikler

Duktal ektazi

Hafif epitelyal hiperplazi

Sklerozan adenozis

Az riskli lezyonlar (1.5-2 kat)

Orta derecede hiperplazi

Komleks sklerozan adenozis

Papillom

Floroid (Şiddetli) Hiperplazi

Orta riskli lezyonlar (4-5 kat)

Atipik duktal hiperplazi

Atipik lobüler hiperplazi

Yüksek riskli lezyonlar (8-10 kat)

Lobüler karsinoma in situ (LKİS)

Duktal karsinoma in situ (DKİS)

KADIN GENİTAL SİSTEM ONKOLOJİSİ

                                     VULVA

                  DİSTROFİLER

Vulvanın birçok inflamatuvar lezyonları deri veya mukozada iyi sınırlı beyaz renkli kabarık plaklarla karakterlidir,bu lezyonlara lökoplaki de denir

 

 

vulva                                    Lichen sklerozis (Kronik Atrofik Vulvit)

Vulvanın en sık rastlanılan beyaz lezyonudur.

Lichen sklerozis, sıklıkla 50 yaş üzerinde görülür.

Sıklıkla  vulva ve perinede yer alır.

Klinik

Primer şikayet vulvar kaşıntı, yanmadır, cilt incedir ve inflamasyon vardır.

 

liken skler

Tanı

Biopsi

Tedavide

%2’lik testesteron kullanılır.

Hiperplastik distrofi: (Lichen Simplex Kronikus)

Vulvar biopsi ile teşhis edilir.

Hiperkeratoz ve inflamasyon vardır. Deri kalınlaşmıştır, lichen skleroziste ise incelmiştir.

Stratum basale ve spinozumda mitoz artışı vardır. Kanser riski artmaz.

Tedavi

kortikosteroid (lokal)

kortikosteroid

VULVA BENİGN TÜMÖRLERi

Papiller Hidradenoma

Meme gibi vulva da modifiye apokrin ter bezleri içerir. Aslında vulva yapı olarak memeye oldukça benzer (ektopik meme).

Papiller hidradenoma, memenin intraduktal papillomuyla identik lezyondur. Genellikle labia majorda yerleşir.

Kondilomlar

Kondiloma aküminatum: En sık izlenen lezyon olup HPV etkisiyle oluşur (venerial wart).

Yassı epitelle döşeli benign stromal proliferasyonlar: Mukozal polipler

Kondiloma aküminatum: Genellikle birden fazla yerde bulunan siğil benzeri lezyondur. Histolojik olarak hücrelerde perinükleer sitoplazmik vakuolizasyon, nüvelerde düzensizlik ve pleomorfizm ile karakterli koilositoz görülür. HPV infeksiyonu bulgusudur. Virüs hayat siklusunu matür yassı epitel içinde tamamlar. Tip 6–11 gibi düşük riskli HPV etkisi ile oluştuğundan premalign olarak kabul edilmez.

kondilom

VULVA KANSERİ

Vulva kanseri kadın genital sistem kanserlerinin %4’ünü oluşturur. En sık postmenopozal dönemde görülür. Kesin etyolojisi bilinmemektedir. Risk arttıran faktörler

                    HPV 16-18

İmmünsüpresyon

Liken sklerozus

Daha önceden serviks kanseri hikayesi

VİN (Vulvar intra epitelyal neoplazi)

Kötü hijyen

Sigara

Kronik kaşıntı

Klinik: En sık şikayet kaşıntıdır. Lezyon en sık labia majorda sonrasında labia minör ve klitoriste göz­lenir. Genellikle lokaldir.

Vulva kanserinin 2 tipi vardır:

  1. Bazaloid tip: Daha genç hastalarda görülen, HPV enfeksiyonu, VİN ve sigara ile ilişkili, multifokal yerleşim gösteren tip. Daha sık görülür.
  2. Keratinize tip: İleri yaşta görülen, HPV ile ilişkisiz, genellikle unifokal, Liken skleroz ve squamöz hiperplazi ile ilişkili olan tip.

Burada önemli nokta vulva kanserlerinin %20’sinde, beraberinde servikal neoplazi bulunmasıdır. Nede­ni ortak etyolojik ajan varlığıdır. Bu nedenden ötürü vulvar kanser veya VİN saptanan bir hasta, vulva, vajen ve serviks invaziv veya preinvaziv neoplazi açısından değerlendirilmelidir.

Vulva kanserleri genelde sessizdir, yavaş büyür ve geç metastaz yapar. Sıklık sırasına göre histolojik tipleri aşağıdaki gibidir. Skuamoz karsinomu en sıktır (%90), ikinci sıklıkla olan ise vulvar melanomadır.

              Histolojik Tipler

Skuamoz (epidermoid) karsinom (%90 en sık)

Melanom (%4) (en kötü prognozlu)

Bazal hücreli karsinom (en iyi prognozlu olan)

Bartolin bezi kanseri

Metastatik kanserler (en sık serviks kanseri)

Verrüköz kanser

Sarkom

Histolojik eklerin kanserleri (hidroadenokarsinom)

Tanı:

Şüpheli dokudan biyopsi yapılması ile tanı konur. Tanı sonrası mutlaka vajen ve serviks kolposkopik olarak değerlendirilmelidir.

Verrüköz kanser nadir görülür, vücutta en sık oral kavitede görülür. Sıklıkla dev kondülom ile karışır, local dekstrüktifdir ve genelde lenfatik metastaz yapmaz.

Radikal lokal çıkartımı yeterlidir. Radyoterapi anaplastik dönüşümü artırdığı için verilmemelidir.